27 Nisan 2013 Cumartesi

ömrümüzün son deminde

   Elinde küçük bir kağıt odadan içeri girdi. 70-80 yaşlarında vardı. "Av. Kaytan Bıyıkla görüşecektim?" dedi. "Buyrun, benim!" dedim. "Ben falanca filanca."dedi. Yavaş ve ağır adımlarla yaklaştı. "Buyrun, oturun." deyip yer gösterdim.  Oturmak istemedi önce. Israr edince yaşlı bacaklarına fazla direnemedi. 

     Kaldığı huzurevine, gelirine nazaran yüklü sayılabilecek borcu vardı ve oda ücretini ödeyemediği için ücretten indirim yapılmasını istemişti. Buna rağmen tek kişilik oda talebinde bulunmuş olmasına biraz kızmıştım:

   -Birikmiş borçlarım için kredi çekmiştim. Maaş alıyorum ama aldığımın tamamı bankaya gidiyor. Kendime dahi yol parası kalmıyor. Buraya gelmek için yol parası istemek zorunda kaldım, dedi.  Dolu dolu olan gözlerini sildi. "Bunu ödemek için gücüm yok şu anda ama Haziran-Temmuz gibi tekrardan kredi çekebileceğimi söylüyor müdür. O zaman kapatabilirim bu borcu ancak. Bana biraz süre verin. Önceden tek kişilik odada kalıyordum; şimdi parasını ödeyemediğim için iki kişiliğe aldılar. Ama iki kişilik odada zor oluyor. Yandaki kişi kusuyor altına kaçırıyor. Oda çok pis kokuyor." dedi. 

   Bunları duyunca hak vermiştim ona. Hangimiz böyle şartlar altında yaşamak isterdi ki? Başta önyargı ile yaklaştığım için kendime kızdım. 

   Duruşmaya gitmem gerekiyordu. O ve oda arkadaşım çay içerlerken: "Benim duruşmam var, kalkmam gerekiyor. İ. Hanım siz ilgilenir misiniz?" dedim. Aklım orda kaldı. Ben gittikten sonra dilekçe yazmışlar, Haziran'da ödeyeceğine dair. Keşke onu ayağıma getireceğim yerde ben huzurevine gitseydim diye düşündüm. Ama protokol vs boktan kurallar çerçevesinde ne derece doğru olurdu bilmiyorum. 

    Hayat insana çeşitli oyunlar oynayabiliyor. Ve geleceğin neler getireceğini hiçbirimiz kestiremiyoruz. Keşke elimden daha fazlası gelseydi. Üzgünüm sadece.  

7 yorum:

Bucera dedi ki...

keşke...

Bir Gay dedi ki...

Asla ailesi, çocukları olamayacak, yaşlandığında, gençlik yıllarında elde ettiği birikimi dışında hiç bir dayanacağı olamayacak bir eşscinsel birey olarak, en büyük korkum, bir gün böyle bir duruma düşmek işte..

Allah hiç birimize böyle zor günler göstermesin..

huzur dedi ki...

Hislerini anlıyorum kaytan. Haklısın, yetersizlik duygusu insana daha kötü hissettiriyor. Elimizden gelenle katlanmak zorundayız maalesef. Maalesef diyorum başka açıklaması yok çünkü. Umarım bir gün hissedilen tek duygu paylaşım olur bu dünyada..

Gay Panda dedi ki...

kaytanım böyle durumlarla karşılaşıyorum ben çoğu zaman. evet yetersizlik konusunda elinin kolunun bağlı olması çok zor. ki bu amcanın kalıcak yeri var şuan için. dışarda kalıcak hiç bi yeri olmayan ve maddi durumu hiç olmayan o kadar çok yaşlı var ki. gittiğim incelemelerde bunlara bizzat şahit oluyorum ama elimden elimizden bişey gelemediği için kalıyoruz öyle.

kaytan bıyık dedi ki...

@bucera: :(
@bir gay:amin amin ama benzer korkuları ben de yaşıyorum yeri geliyor zaman zaman ben de bu orkularımı cümle aralarında paylaşıyorum :(

@huzur:umarım keşke gelse ama işte ahhh...

@gay panda:en son çalışmak istediğim yer herhalde Aile ve sosyal politikalar bakanlığı zor işleri :(

Kaan Arer dedi ki...

devletimizin ayıbıdır.

yoksa özel bir huzur evinde mi kalıyor bu amca?

kaytan bıyık dedi ki...

@kaan: yok devlette ama tek kişilik odalar ücretli imiş diğerlerinde sanırım yokmuş ücret ben de öyle bilgi aldım.