6 Temmuz 2014 Pazar

Ne olcak lan bunun sonu

   Yakından tanıyanlar bilir beni, pek öyle aktivist bi kişilik değilim. Bir çok eşcinselin aksine hetero dünyanın şartlarını daha çok benimsemiş biriyim diyebilirim. En azından daha az sorgularım. Ama dün karşılaştığım olaydan sonrasında bir kez daha isyan etmeden duramadım, tüm değer yargıları, doğrular ve bilmem ne siktiri boktan şeylerin nasıl hayatımızı kararttığını bir kez daha gördüm.

   Bloggerdan tanıştığımız bir arkadaşla bir kaç kez görüşme imkanımız da olmuştu. En son geldiğinde ona kitaplarımdan Şeyh Sadi-i Şirazi'nin ünlü eseri Gülistan'ı vermiştim. Çünkü kitabı sevmiştim. Bir çok hoşuma giden bölgesinin altını çizip etiketlemiştim, paylaşmak için. Kitap vermesini severim de ahh bir de kitaplarımı insanlar geri verseler. Belki de bir kütüphane dolusu giden kitabım geri dönmedi. Bu da böyle oldu. Tek farkla ki bu kitabı tekrar tekrar okumayı, arada sayfalarında göz gezdirmeyi planlıyordum. 

   Bu amaçla kendisiyle bir yıldır getirmediği kitabımı iade etmesi için iletişime geçmeye karar verdim. Önce telefonunu aradım, ulaşılmıyordu. Şarjı bitmiş olabilir, çekmiyor olabilir, müsait olmadığı için kapatmış olabilir diyerek daha sonra gene aradım. Bir tuhaflık vardı, gene kapalıydı. Mail attım. Ona da hiç bir cevap gelmedi. Görmemesi mümkün değil, çünkü iş mailine attım. Facebooktan da engellenmişim. En sonunda dedim ki başka bir facebook hesabından mesaj atayım, görüşmek istemiyorsa da kitabımı göndersin. 

   Başka facebook hesabından bir baktım ki yanında gençten, tuvalet giymiş bir bayan. Altına da"Hayırlı olsun, Allah tamamına erdirsin"gibi şeyler yazılmış. O an anladım ki iletişimi kesmesinin sebebi tamamen farklıymış. Hiç aklıma gelmemişti. Şoku dünden beri atlatamadım, nedenini bilmiyorum. Ailesinin baskısına dayanamamış olabilir, belki kendisi de gay dünyasının iki yüzlülüğünden bunalmış ve uzaklaşmak istemiş olabilir. Belki kendisince doğru yolun bu olduğunu ve benim kendisini yargılayacağımı düşünmüş olabilir. Hatta gay dünyası ile tüm ilişkisini kesmek istemiş olabilir. Tüm herşeye eyvallah! 

   Sebebi her ne olursa olsun evlenmek hiç bir şeyi değiştirmeyecek ve sürekli bir arayış içerisinde olmaya devam edecek. Dahası eşini aldatacak en başta, ileride çocuklarını... Kınamıyorum bu durumu. Yadırgamıyorum. Kızmıyorum. Belki ilerde başıma gelir mi bilmiyorum, zira maalesef ki ailem beni anlayacak, kabullenecek durumda değil ve şimdiden beni bu konuda çok sıkıştırıyorlar. Ama sadece yaşantımızın en temel dürtülerinden biri hakkında bile karar veremiyoruz ya o koyuyor insana. Evlenip evlenemeyeceğimize, kiminle evleneceğimize hep o nalet olasıca yerleşmiş kocakarı kültürü karar veriyor. Diyebilirsiniz ki açıl veya bu senin hayatın. Değil efendim. Eğer aileni kırmak istemiyorsan bazen kendi mutluluğunun yerine onlarınkini tercih edebiliyorsun. Biraz da ortamı gezip gördüysen iyice ikna oluyorsun bu duruma.

    Ne yaptığını çok fazla umursamıyorum. Ben arkadaşlığımızı sürdürmek isterdim ama istemiyorsa da saygı duyarım bu duruma. 

   Neyse yaaa amaaaann boşver. Hişşş hacı! Kitabımı gönder kitabımı, demek için yazdım. Söyleyeceklerim bu kadardı!

9 yorum:

SaklıSevgi dedi ki...

Bence bu kadar şok olma.. O hayatını böyle devam ettirmeye karar vermiş. Kimse bir şey diyemez. Sen giden kitabına üzül bence.. 1 bardak soğuk su tavsiye edilir. :D :D renkli adam..

Liseli Gay dedi ki...

Ben hani şu meşhur AİLEVİ DEĞERLERe çok uzak biriyim. Her zaman da öyleydim sanırım bu saattenden sonra da değişmeye niyetim yok ya neyse. insanların(!) ne dediğini de gram sikine takan bitri de değilim. Ben bile geleceğinden endişe duyuyorum. Durum vahim.

kaytan bıyık dedi ki...

@saklı sevgi:tabiki de onun hayatı bana bok yemek düşer neticede ayrıca kendi kitabıma yandığım için yazdım zaten buraya :)

@Liseli gay:gelecekten kim endişe duymaz ki hele ki tesadüfen yaşadığımız bir ülkede hayat garantin yok yarının ne getireceği belirsiz :(

eso beso dedi ki...

başına eşarbını bağla.
koluna bir çocuk tak.
sonra kızın evine git.

elin belinde HANIM HANIIIM EVLENECEĞİN ADAMI İYİ TANI, BU ÇOCUK ONDAN dersin.


bir saniye, biz kitabı geri alacaktık değil mi? çok pardonsdfghjklş :(((

Kaan Arer dedi ki...

senden böyle bir yorum almak hoşuma gitti. bir ara sen de arafta geziniyordun ve ben sana engel olmaya çalışıyordum. neyse ki çabalarım yerini bulmuş. o arkadaşın ve eşi için hatta doğacak masum çocukları için bile çok üzüldüm ama diyecek bir şeyimiz de yok işte. ne acı!!!

tanrı kurtarsın

kaytan bıyık dedi ki...

@eso beso: valla ne desem şu sattaen sonra kifayetsiz herkesin kendi hayatı deyip susuyorum da ben kitabımı istiyrorum illaki :(

@kaan: ya istesen de istemesen de aklı selim ile düşününce olmaz diyorsun zo sürekli bir arayış içerisinde olacaksın filan ne bileyim acı işte

Adsız dedi ki...

Halimize yanacak o kadar çok şey varken, başkalarının yaptıkları hakkında atıp tutmak fazlaca lüks. Masalların sonunda gökten üç elma düşer. Geri kalanına kaytanın dediği gibi bok yemek düşer. Hatası da, mutluluğu da kendisinindir. En iyisi mi biz kendi halimize yanalım.

Gay Panda dedi ki...

bunu okuduğuma üzüldüğümü öncelikle belirtmek isterim. insan geçmişini geride bırakmak istiyo bazen ve bu da normal bişey ama geçmişini bırakırken kendini de bırakmak biraz fazla olmuyo mu? sonuçta insanız duygularımız mantığımız ve derin bir kuyu olan psikolojimiz var. biriyle götürse bile illaki bi yerden patlak veriyo insan. neyse olan olmuş. yeni hayatındaki herşey umarım gönlüne göre olur o kişinin ve umarım pişmanlık yaşamaz.

kaytan bıyık dedi ki...

@adsız:orası öyle kimseyi kınayacak halimiz yok. kendi hayatı bi yerde ve hakkında söz söylemek de yine kendisine ait.

@gay panda: üzülsek de yapacak bişey yok ki pandam ne hissettiğini bilemeyiz ne yaşadığını. evet illa bi yerde kendine söz geçiremiyorsun ama umarım güzel yaşar ve güzel bi hayatı olur.