18 Aralık 2012 Salı

söyle bakim çekirge...?


Bilin bakalım ben bu hafta nerdeydiiiim? Tabi ki Ayvalık ve Cunda(Alibey) Adası'nda. Belki resimden anlayanlarınız olmuş olabilir. Bir arkadaşımla birlikte biraz gezdik, biraz sohbet muhabbet ile uzun zamandır büyütmekte olduğum bostanımı vurdum Ayvalık sokaklarına. Yazın aşırı kalabalık olduğu için çok sevmiyorum ama bu mevsimde kimse yok, yerlisi dışında ve huzur dolu. 

Gerçi bu yıllanmış ve otsuluktan çıkıp odunsuluk kazanmış mor sümbülü çiçekleriyle göremedik ama daracık ve taş döşeli sokaklardaki harabeye dönmüş eski Rum evlerini gördükçe neden bizim tarihi ve kültürel mirasımızı koruyamadığımız hakkında bile uzun uzun konuştuk. Ayvalık Belediye binasının deniz kıyısında bulunan çay bahçelerinde oturup bir farenin çok uzun bir süre bişeyler kemirişini izledik. Deniz suyu içiyor olamazdı hayvenceğiz. Rumca konuşan iki amca geçiyor yanımızdan. Malum Midilli yakın. Kim bilir belki Ayvalık'ın yerlisi de olabilirler.
Çok uzak sayılmaz bana ama her daim çıkılıp gelinmiyor işte. Bir de fotoğraf karesine giren şu araba olmasaymış... Taştan bir okul vardı sağ tarafta, ilerde. Hatta sokağın adı Çifte Mektep idi. Şansımıza okulun bahçe kapısı açıkmış. Kurs gibi bişey vardı, bahçeye girdik. Ve inanılmaz güzel dikdörtgen sütunlu bir bahçesi var, sanki Yunan Filozof Aristo biraz sonra bir kapıdan çıkıp bizi azarlayacak veya oturup bizimle sohbet edecek. Böyle bir okulda okumak isterdim elbette. Keşke Ayvalık'a gelseymişim ilkokula :P
Tabi Cunda'ya da uğramadan olmazdı. Süper bir deniz kenarı, yumuşak-ipek bir deniz sizi sarıp sarmalayabilir her an. Karşıda küçük küçük bir sürü adacıklar. Şu yukardaki binanın tabelasında Pandora yazıyor, çözdüğüm için çok mutlu oldum :) Hemen altındakileri çözemedim ama. Eeee hiç ders almadan Yunanca bu kadar; iyi bile :P
Sezen Aksu'nun Cunda'da çekilmiş Kalbim Ege'de Kaldı adlı klibi ordaki kiliseyi gösteriyor, sokaklarında insanlarla görüşüyor, el öpüyor  Sezen Abla. Daha önceki gittiklerimde bu kilisenin halini görüp çok üzülmüştüm. Harap haldeydi, kapıları kapalı ve içki şişeleri bi tarafta, diğer tarafta duvarlarında isimler... Az biraz yukardaki başka bir kilise yıkılmış ve sadece ön duvarı ile yan duvarlarından bir kısmı ayakta idi. Akıbetinin onun gibi olmasından korkuyordum. Şimdi restorasyona aldıklarını gördüm ve inanılmaz sevindim buna. Kim bilir belki de ilerde yenilenmiş halini de görürüm. Her tarafında iskeleler bulunduğundan onun o halini çekmedim. Onun yerine hemen onun çaprazındaki bir evi çektim size, işte buyrun :
Akşam üzeri adanın tepesindeki muhteşem güneş batışından bahsedeyim size. Gümüş rengi bir deniz ve yüzdeki tebessüm. Bir de Fatma Girik ile ağır abimiz Kadir İnanır'ın kör bir kemancıyı canlandırdığı Kambur filminden kareler. :)

Cunda'ya gelip balık yemeden olmaz tabi. Sıcak mı sıcak; sandalyeleri ve masaları mavi-beyaz pastel renginde  bir balık evine girdik. Normalde benim deniz ürünleriyle aram iyi değildir. Adam bana ahtapot, kalamar bilemem ne diye sayınca çok sevmediğimi söyledim. O zaman size bir çipra mıydı neydi adını unuttum ızgara yapalım dedi. Ben de olur dedim ve inanılmaz beğendim balığın tadını. Sanırım unutamayacağım onun lezzetini:) Bir de yanında sıcacık kızarmış ekmek ve salata... Masalardaki mis gibi zeytin yağını da unutmamak gerek, sıcak ekmeğin üzerinde iyi gidiyor. Ben alışığım gerçi buna. Kızartmaları bile zeytinyağı ile kızartan bir ailede büyüdüm. Ama arkadaşım inanılmaz sevdi. Hatta o kadar çok yedi ki yemekten sonra yağ ister istemez midesini bulandırdı.:)

Son olarak da sabah otelin terasında arkadaşla beraber kahvaltı yaptıktan sonra birer fincan çay alıp deniz manzarasını izlemeye koyulduk. Deniz o kadar durgun ve ortam o kadar sessizdi ki "işte huzur lan bu!" demek için  uzaktan bir tekne sesi ile onun sudaki akisleri ve martıların cılız çığlıkları yeterli idi. Onlar da o anda eklenince birde resim tamamlandı ve yatmaktan acıyan kemiklerimin dinlendiğini hissettim.

Not: Resimler tamamiyle bana aittir. Üzerlerinde az bişey renk bakımından oynadım sadece. Yoksa hepiciği orcinal:) İzin veriyorum bilgisayarlarınıza adımla beraber kaydedebilirsiniz. Böylelikle millet nerelerde yaşıyor aq diye uğruna söylenecek bir sebebiniz olabilir:P 

6 yorum:

Miss maria dedi ki...

Güzel bir gezi olmuş resimler harika :)

Gay Panda dedi ki...

vay anasını ya adam geziyur :) bende bende diyesi geliy insanın ;(

Kaan Arer dedi ki...

* * buraya bir yorum geldi sen biliyorsun onu o yüzden yazmadım hıh

iyi gezmeler avukat beyciğim, atanmadan tüm Türkiyeyi elden geçirsen hiç fena olmaz hahaha

kaytan bıyık dedi ki...

@Miss maria: valla pek gezi sayılmazdı yakın çünkü ama en azından ev dışında bi ortam görmek güzel:)

@gay pandacım valla gezdiğim yok yakın burası zaten bi öyle hava almalıktı yani ama sizin için gezi olabilir uzaklıkta yani:P

@bigay: valla anlamadım ne demek istediğini özelden gel kaan:)))) param olsa vaktim boldu gezerdim tüm türkiyeyi ama ahh ahh parasızlık işte :P

Aslısın dedi ki...

şu son paragrafta, beni de aldın balkona koydun elimde bir fincan çayla. Aşerdim o manzaraya, motor sesine, dalga şıpırtısına.

kaytan bıyık dedi ki...

sana bi sahil kasabası şart olmuş artık Aslıcan:)